Kırım Tatar Milli Meclisi reisi M.A. Kırımoğlu'nun Sürgünün
60. yılında Akmescit'te yaptığı konuşma
Sayğılı Qırımtatar milleti, sayğılı Romanya’dan, Türkiye’den
ve diğer ülkelerden kelgen diasporamızın temsilcileri, sayğılı
misafirlerimiz.
Her bir halkın hayatında insanların bir araya toplayan tarihi ve
manalı bir günü vardır. Çok milletler için bu adeta milletin bağımsızlık
kazandığı günü veya nasıldır başka bir milli bayramdır. Ama
bizim halkımızın takdiri oyle oldu ki, bizim için en manalı ve
insanlarımızı en çok bir araya ketirgen gün 18 mayıs –
milletimizni tamamile yok etmeye niyetlenen sürgün ve soykırım günüdür.
O facialı 1944 yılında dünyağa kelgen ve hayatta kalğan insanlarımız
da artık çoktan kartbaba ve kartanalar yaşına geldiler, ama halkımıza
karşı yapılan cinayetin sonuçları o kadar dehşetli oldu ki, bu
vakia milletimizin hatırasından ebediyen silinmeyecektir.
İnşallah, gelecekte bizim halkımız için de en önemli
gün bu matem günü degil, tam tersine, parlak bir gün, bizim hep
milli ve insan haklarımız tamamile iade edildiği ve nihayet bizim
devletçiliğimiz, milli muhtar cumhuriyetimiz kurulduğu bir gün
olacaktır. O zaman biz matem günümüze yalnız ğurbet topraklarında
olgen ve öldürülen soydaşlarımızın ruhlarına hayır dualar
okumak için toplanabiliriz. Ama o zaman gelmeince kadar, yani bizim
milli meselemiz tamamile çözülmeince kadar 18 mayıs günü bizim için
yalnız matem günü değil de, ayni zaman hep esas milli taleplerimizi
ortaya koyduğumuz ve bu talepler yerine getirilmesi için kureşeceğimize
biz son derece kararlı olduğumuzu numayış eden bir gün olacaktır.
Keçken 60 yıl bizim halkımız için hep kureş yılları
oldu. Birinci sürgün yılları Orta Asya ve Uralların en olumsuz bölgelerine
sürülen ve dehşetli rejim altında olan halkımız hayatta kalmak için
kureşti. Yalnız 2-3 yıl arasında onbinlerce insanlarımıznı
kaybetip, halkımız vatanına kaytmak ve kendi hakları için zamanın
en güçlü rejimine karşı kendi mücadelesini başladı. Bizim milli
demokratık hareketimizde bütün Qırımtatar halkı iştirak ettti
demek mümkündür. Bu milli hareket halkımıznı daha ziyade birleşmesine
ve sağlamlaşmasına yardımcı oldu, halkımızı vatanına getirdi ve
ayni zaman Sovyetler Birliği içerisinde demokratik hareketini güçlendirdi,
komunist rejimin çokmesine büyük hissesini koştu ve haklı olarak dünya
kamuoyunda halkımıza karşı büyük sayğı ve hürmet kazandırdı.
Halkımız son derece zor durumda olduğu zaman, kendi
hakları için kureş alıp vardığı zaman bizlere yardım ellerini
uzatan, bizlerle beraber bizim haklarımız için hapislere kirgen,
serbestliklerini ve canlarını ortağa koyğan çok dostlarımız da
oldu. Ve biz oları da hiç zaman unutmayacakmız. Tünevin biz Qırım
devlet sanayı ve pedagogik üniversitesin yanında halkımızğa karşı
sürgün yıllarında insancasına davrabğan, vatanımızğa kaytmak için
kureşimizde yardımci olan Ukrayna ve Özbek halklarına, bizim Milli
hareketimizğe en çok destek vergen başka milletli insanlarğa bağışlanğan
bir abide açtık. Elbet, Özbekistan’da ve diğer sürgün topraklarında
Sovyet propagandasın tesirinde olup halkımıza karşı haksızlıklar
ve cinayetler yapkan kimseler de çok oldu. Orarın cezalarını bu veya
ebir dünyada Allah kendisi versin. Bizim vazifemiz ise gerçek dostlarımızı
hiç zaman unutmamak ve olara minnetdarlığımızı ifade etmektir.
Ama halkımızı önunde daha çok vazifeler var.
Milletimizin geleceğine, onun ayrı bir millet olarak yeryüzünden yok
olmayacağına emin olmak için daha çok şeyler yapılması kerek
olacaktır.
Qirimtatar tili, yani bu toprağın tamır milletin
tili, Qırım muhtar cumhuriyetinde ve Akyar bölgesinde mutlaka resmi
til olması kerek.
Kırım Tatar halkın temsilcileri Qırım’ın hep yönetim
sistemlerinde en azından oran sayımıza köre olması kerek.
Bizim evlatlarımıza öz ana tilinde devlet tarafından
tahsil almalarına imkan yaratılması kerek.
Sürgünlükten sonra Sovyet rejimi tarafından
tamamile değiştirilen ve Ruslaştırılan köy-kasabalarımızın gerçek
adları iade edilmesi kerek.
Köy yerlerinde yerleşen soydaşlarımıza başka
milletlere kore az olmayan ölçüde toprak verilmesi kerek.
Qırım’ın Yalıboyuna bizim topraklarımızı çeşit
yabancı strukturlara satılması veya orasının yöneticileri tarafından
ruşvet karşılığına dağıtılması durdurulmalı ve birinci sırada
vatanlarına kaytıp kelgen insanlarğa verilmelidir.
Daha mecburen ğurbet topraklarında kalan soydaşlarımıza
vatanlarına kaytıp kelmelerine her gerekli imkanlar yaratılmalıdır.
Ukrayna’nın yüksek devlet makamlarına bizim ğayet
çok haklı iddialarımız ve taleplerimiz vardır. Eger bu yüksek
vazifelerde olan kimselerde biraz ziyade iyi niyet olsaydı ve olar yalnız
kendi menfaatlarını değil biraz devletin ve cemiyetin de menfaatlarını
düşünseydiler, bizim çok meselelerimiz artık çözülmüş olacaktı.
Ama, bununla beraber, Ukrayna kendi bağımsızlığını
kazandıktan sonra Qırımtatarları için hiçbirşey yapılmadı
diyecek olsak, elbette günahkar olacağız. Sovyet zamanında halkımızın
temsilcileri Kremlin’in büyüklerinen görüşmek ve dertlerini
anlatmak için oların bosağalarında aylarnen ve yıllarnen bekley
ediler. Ama görüşmek yerine olarnı organlar yakalayıp, dövüp
konvoynen sürgün yerlerine geri yollay ediler. 18 Mayısta günleri de
sürgünlükte ölgen ve öldürülen insanlarımızın hatırlamak ve
oların ruhlarına bir dua okumaya toplanan insanlarımız da büyük
saldırılara uğratıla edi. 60-80-ci yılları vatanlarına kaytıp
kelgen insanlarımıznı nasıl yeniden vatanlarından sürgün
ettiklerini, oların yeniden satın alınan evlerini buldozerlernen yıktıklarını
hatırlayık. Şimdi ise Ukrayna cumhurbaşkanı kendisi Qırım’a
gelip halkımızın temsilcilerinen görüşüp problemlerimiz çözülmesi
için talimatlar vermektedir.
Kırım Tatar halkın sürgünlügün 60 yıllığı
arifesinde de devlet makamları tarafından birkaç tedbirler alındı.
Ukrayna Cumhurbaşkanın kararınen halkımızın sürgünlügün 60 yıllığı
devlet seviyesinde kaydedilmektedir. Ukrayna başbakanın rehberliginde
kurulan teşkilatlandırma komissionu tarafından da bazı sosyal ve
medeniy problemlerimiz çözülmesi için tedbirler pilanı kabül
edildi. Bu tedbirler arasında Qırım’ın hep köy-kasabalarına eski
adlarını vermek, sürgünlükte şehit olğan insanlarımıza Qırım’da
bir anıt abidesi kurmak gibi meseleler de var. Ukrayna Yukarı Şurası
İnsan hakları ve milletlerarası ilişkiler komitetinin başkanı
G.Udovenko da Ukrayna parlamentosu tarafından Kırım Tatar halkının
hakları iade edilmesi konuda kanun kabül edilmesi için çok ğayret
sarfetti.
Bu kanun 13 mayısta bakılacak ve oylamaya koyulacaktı,
ama mesele bakılmadı, çünki komunist partisinin vekilleri bozğunluk
yapıp parlamentoya çalışmaya vermediler. Bu kanun bu künge, yani 18
mayıs kününe kaldırıldı ve bu sebepten Milli meclis reisinin
muavini Kiyev’de kaldı.
Bu kanun kabül edildiği takdirde bizim birçok sosyal
sorunlarımız ve bu sırada toprak problemimiz de belli derecede çözülmüş
olacaktır.
İki hafta evvel Qırım otonom cumhuriyetinin başbakanı
S.Kunitsin tarafından Kırım yarımadasının toponimikasını deniştirmek
ve onun eski adları iade edilmesi konuda araştırmalar yapmak için
bir çalışma grubu kurulması hakkında bir karar imzaladı.
Yakın zamanlarda Ukrayna parlamentosu tarafından Qırımtatar
halkının Ukrayna içerisinde statusü hakkında kanun kabül edeceğine
ve böylelikle onun esas haklarını tanıyacak bir kanun da kabül
edeceğine ümüdümüz var. Yarım ay evelsi Ukrayna başbakanı,
Ukrayna dışarısında daha yüzbinden ziyade Qırımtatarı var olduğunu
ve oların da vatanlarına kaytarılması için Ukrayna devleti hertürlü
tedbirler alacağı hususta bir açıklama yaptı. Ukrayna Milli emniyet
konseyin başkanı Radçenko da, devlet tarafından Qırımtatarların
hak-hukukları bu güne kadar gerekli derecede korçalanmadığını ve
bu konuda daha çok çalışmalar yapılması kerek olduğu hususta söyledi.
İnşalla bu sözler ve vadeler gerçekleştirilmek için gerekli
tedbirler alınacaktır.
Ama bununla beraber, Qırım’da, Kiyev’de ve
Ukrayna’nın dışarısında da halkımızın hak hukukları iade
edilmemsi için, bizim meselelerimiz çözülmemesi için hareketler
etken çok kuvvetler de var. Olar da Qırımtatar halkının sürgünlügün
60 yıllığına hazırlandılar ve Qırım içerisinde milletlerarası
gerginlik yaratmak için çok ğayret sarfettiler. Sonki zamanlarda hergün
Qırım’ın şovenistik gazeteleri ve siyasi provokatorlar, bunların
arasında birkaç Qırım Yukarı Şurasında deputat olğan ‘Rys
bloku’ rehberleri, birkaç yerli şuraların deputatları halkımızğa
ve halkımıznı temsil etken Milli Meclisimizge karşı hakaretler yayınladılar.
Bu pisliklerin bazıları halkımıznı yeniden sürgün etmekle bile
tehdit etmeye çalıştılar.
Böyle vaziyette devlet organları, eğer gerçekten de
Qırım’da milletlerarası gerginlik olmamasını istemiş olsaydılar,
derhal bu provokatorlara karşı gerekli tedbirler almalıydılar. Ama
burasının organların davranışları tam tersine oldu. Bu
provokatorları mahkemeye verip oların bozğunluk yaratan davranışlarını
durdurmak imkanı da yok, çünki mahkemeler de ayni düşüncelerde
olan şovenistlerle dolu. Qırım militsiyası da, sonki zamanlarda
Simeiz ve Akmescit’te olup geçen vakiyaları bir bahane yapıp, bizim
gençlerimize karşı geniş baskı kampanyasını başladılar. Onlarca
sebepsiz aramalar, tutuklamalar, soruşturmalar ve bu soruşturmalar
esnasında insanlarımıza karşı hakaretler. Böyle terrorla bunlar
bizim gençlerimizin gözlerini korkutmaya ve ayni zaman şovenistlerin
alkışlarını kazanmaya isteyler. Qırımtatarlarına karşı yapılan
cinayetler ise cokunca cesasız kalmaktadır. Mesela, sonki yıllar içerisine
Qırımtatar Milli Meclisine 3 kere yanğın bombaları atıldı, ama hiç
bir keresine bile cinayetçiler tutuklanmadı. Bundan da ğayrı,
organlar ve şovenist gazeteler bu cinayetşileri hiç aramamak için çeşit
ve provokasyon dedi-kodular darkatalar – sanki Meclis’ni Kırım
Tatarları kendilerileri yakmışlardır ve buna benzer mantıksız saçmalıklar.
Qırım’ın çeşit bölgelerinde yine de Qırımtatarlarına
karşı yerli hakimiyetin razılığınen ve oların desteklerinen
‘kazak birlikleri’, yani Ukrayna kanunlara aykırı yarı-askeri
birlikler kurulmaktadır, ve bu kazaklar daime Qırımtatarlarınen tartışmalara,
milletlerarası gerginliğe sebepçi olmaktadırlar.
Eğer böyle durum ve davranışlar devam etecek olsa,
Qırım organları tamamile banditlernen ve şovenistlernen beraber
oldukları anlaşılacak ve Qırımtatarları kendilerini bunlardan
sadece kendi kuvvetlerinen korçalamağa mecbur olacaklardır. Ve eğer
de bazı kimseler, Qırımtatarların sayıları az ve onun için olara
karşı hertürlü haksızlık yapılabilir fikrinde iseler, böyle düşünce
yalnış olduğunu Qırımtatar halkı tez vakitte ispat edebilecektir.
Onyıllar devamında dünyanın en büyük ve kuvvetli totalitar
rejimine karşı kureşken Qırımtatar halkı elbette kendi haklarını
korçalamak için bir çareler tapacaktır.
Sayğılı vatandaşlar, birkaç aydan sonra
Ukrayna’da çok önemli siyasi vakia olacak – devletin yeni cumhurbaşkanı
seçilecek. Bu seçimlerden sonra Qırımtatar milli meselesinde de önemli
ve müspet denişmeler olacağına ümidimiz var. Bu seçimlerde Qırımtatarların
davranışları nasıl olsa milletimize faydalı olabileceği, yani seçimlerde
nasıl iştirak etmeli ve oylarımızı kime vermeli hususta bir karar
çıkarmak için bu yılın ağustos veya eylul ayında mahsus Qırultay
toplanacaktır. Bundan evvel biz hep namzetlerin programlarını
inceleyecekmiz, kerekli müzakereler ve görüşmeler yapacakmız. Ama
artık şimdiden bazı siyasi güçler ve partüler tarafından
milletimizi parşalamak ve büylelikle hiç olmadıkta birkaç vatandaşlarımızın
oylarını kendi menfaatlarına kullanmak için hareketler başlandı.
Bu maksatlarını gerçekleştirmek için oların ellerinde hem iktidar
ve hem de bol bol paraları da var. Ama ümit ederim ve eminim ki, halkımızın
içinde satkınların sayısı çok olmayacak ve halkımızın büyük
çoğunluğu Milli Qurultayımız aldığı kararlara göre hareket
edecektir.
Halkımızın birliğinen ve kendi aktif demokratik
hareketlerimiznen biz mutlaka kendi insan ve milli haklarımızı korçalarmiz.
Allah hepimize yardımci olsun ve doğru yoldan saptırmasın.
18 Mayıs 2004, Akmescit - KIRIM
|