|
“Soykırım, suçların suçunu oluşturur.”
Savcı V. Kambanda Kararı ve Mahkumiyet, dava No. Ruanda için
UCM 97-23-S (Dava Dairesi 4 Eylül 1998), para. 16.
|
Soykırım teriminin kökeni nedir?
Soykırım suçu ilk kez 1944 yılında, Rafael Lempkin’nin
bu tarihten on yıl önce “Axis Rule in Occupied Europe” adlı kitabında
yaptığı bir öneriye dayandırılarak tanımlandı. Soykırım (Genocide)
kelimesi, Yunanca ırk, ulus ya da soy anlamına gelen “genos” kelimesi ile
Latince öldürme anlamında kullanılan “cide” son ekinin birleşmesiyle
oluşmuş, iki ayrı dilden alınmış kelimelerle yapılan birleşik bir
kelimedir. Bu kelime, 1945 Nuremberg Şartında açıkça bir suç olarak tanımlanmamasına
karşın, kıdemli Nazi subayların duruşmasının iddianame ve açılış konuşması
sırasında Nuremberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi huzurunda insanlık
karşıtı bir suç olarak zikredildi.
Soykırım nedir?
Soykırım, bir grup insanın tamamını veya bir kısmını
yok etmeyi amaçlayan birtakım eylemlerin her biridir, bu yok etme maksadı
soykırımı diğer insanlık karşıtı suçlardan ayırır.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni kuran Roma Statüsü’nün
6. maddesi, 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin
2. maddesinde tanımlanan soykırım suçunu yargılama yetkisini Uluslararası
Ceza Mahkemesi’ne vermiştir. Bu tanımlama uluslararası örf ve adet
hukukunun bir parçası olarak kabul edilmiştir, bu nedenle Soykırım Sözleşmesini
onaylamış olsun olmasın, tüm devletler için bağlayıcıdır. Ruanda ve
Eski Yugoslavya için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemelerinin Statüleri de
aynı tanımlamayı kullanmışlardır.
Uluslararası Ceza Mahkemesi hangi soykırım eylemlerini yargılayabilecek?
Aşağıda sıralanan beş yasak eylem, -ulusal, etnik, ırksal
veya dini bir grubu tamamen ya da kısmen yok etmek kastıyla işlenirse- soykırım
suçunu oluşturur:
- Bir grubun üyelerini öldürülmesi
- Bir grubun üyelerinin ciddi bedensel veya zihinsel zarara uğratılması
- Bir grubun yaşam koşullarının üyelerine fiziksel zarar
verilmesi amacıyla bilerek zorlaştırılması
- Bir grup içinde yeni doğumların önlenmesi
- Bir grubun çocuklarının zorla başka bir gruba aktarılması.
Kültürel soykırım (bir grubun üyelerinin kendi dilini
kullanmasını , dini faaliyetlerini veya grubun kültürel faaliyetlerini gerçekleştirmesini
engellemek amacıyla yapılan bilinçli eylemler) aynı zamanda bu beş yasak
eylemden biri olmadıkça ve soykırım maksadıyla işlenmedikçe statüde
kullanılan soykırım tanımına girmez. Benzer şekilde çevreye karşı saldırılar
yoluyla yapılan ekosit (eko sistemi belirli bölgede bozmak veya yok etmek amacıyla
işlenen eylemler) bu tanımlamanın kapsamına girmez ve bu saldırılar soykırım
amacıyla gerçekleştirilmiş yasak beş eylemlerde birini içermedikçe soykırım
suçunu oluşturmaz.
Tecavüz bir soykırım suçu olabilir mi?
Ruanda için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin verdiği
1998 tarihli Akayesu kararı, tecavüzün korunan bir grubun üyelerine ciddi
bedensel ve ruhsal hasar verecek bir metot olarak uygulanmasının soykırım suçunu
oluşturduğuna hükmederek bir dönüm noktası olmuştur. Buna ek olarak
kararda, tecavüzün bir gruptaki doğumları engelleme aracı olarak kullanılabileceği
belirtilmiştir. Örneğin, etnik kökenin babanın kimliğine göre belirlendiği
toplumlarda bir kurbana onu hamile bırakmak üzere tecavüz etmek kurbanın
kendi grubuna dahil bir çocuk doğurmasını engelleyebilmektedir.
Başkalarını soykırım suçu işlemeye teşvik eden
kimseler suçlu mudur ( olacak mıdır?)
Statünün 25 (3) (b) maddesine göre soykırım suçu işleyen
ya da işlemeye yeltenen birine bu suçun işlenmesini emreden, suça teşvik
veya tahrik eden herkes soykırım suçlusudur. Ayrıca 23 (3) (e) maddesi uyarınca
da bir kimsenin doğrudan ve alenen diğerlerini soykırım suçu işlemeye kışkırtması
da soykırım suçunu oluşturur.
Soykırım suçu işleyenlere ya da işlemeye teşebbüs
edenlere yardım edenler suçlu mudur?
Statünün 25 (3) (c ) maddesine göre bir başkasının soykırım
suçu işlemesine veya işlemeye teşebbüs etmesine yardım eden, cesaret veren
herkes soykırım suçlusudur. 25 (3) (f) maddesi soykırım suçu işlemeye
yeltenen herkesin soykırım suçlusu olduğunun belirtir. Soykırım Sözleşmesinin
3. maddesinin tersine, soykırım yapmak için gizlice anlaşmak (komplo kurmak)
açıkça bir suç olarak tanımlanmamasına rağmen Statünün 25. maddesi bunu
suç olarak kabul etmiştir
Kim bir soykırım kurbanı olabilir?
Ulusal, etnik, ırksal ya da dini bir grubun herhangi bir üyesi
soykırım kurbanı olabilir. “Etnik” terimiyle dilsel ve kültürel grupların
kapsanması amaçlanmıştır. Roma Statüsü sosyal ve politik grupları
potansiyel kurban tanımına dahil etmez. Ancak bu gruplara karşı yöneltilen
insanlık karşıtı suçlar yaygın veya sistematik temelde ve bir devlet ya da
örgüt politikasına uygun olarak işlenirse mahkemenin yargı yetkisine girer
(bak. Bilgi Notu 4).
Bir grubun tamamen ya da bir bölümünün yok edilmesi mi yok
etme amacını gütmek mi suçun oluşması için gereklidir?
Böyle bir gereklilik yoktur. Soykırım suçuyla suçlanmak için
kasaba veya köy gibi belirli bir toplumdaki bir grubun büyük bir kısmını o
grubun kimliği nedeniyle yok etme amacını gütmek yeterlidir.
Soykırım suçuyla kimler yargılanabilir?
Hangi mevkide olursa olsun herkes soykırım suçuyla yargılanabilir.
Bu demektir ki, sadece soykırımı planlayan ve yapılmasını emreden bir
devlet başkanı ya da hükümet bakanı değil suçu işleyen sıradan bir
asker veya kapı komşusu da soykırım suçunun faili olabilir. Madde 33 (2) açıkça,
bir üsttün emirlerine uymayı soykırım suçlamasına karşı yasal bir
savunma nedeni olarak kabul etmez.
Soykırımın kanıtlanması için ne gereklidir?
Bir grubu tamamen veya kısmen yok etme amacının suçun
temel unsuru olmasıyla birlikte, eylemlerin arkasındaki niyetin ve güdülerin
kesin bir kanıtını bulmak hem çok önemli hem de genellikle çok zordur. |